23 Mart 2012 Cuma

Duvar saati modelleri

önemli olan filmin nasıl, ne şekilde, hangi aşk oyunlarıyla bize sunulduğu değil, gerçekten atlas okyanusu'nda donarak ölen 1500 kişinin dramının algılanmasıdır. 14 nisan'ı 15 nisan'a bağlayan gece, batan gemide bulunan 1. sınıf yolculardan sadece küçük bir kız çocuğunun, yaşanan kargaşa ortamında izdihamdan ölmesidir, dikkat çekilmesi gereken. geminin buzdağına çarptığından bile habersiz, irlanda'da geçimini sağlayamamış, bütün hayallerini abd'den bekleyen göçmenlerin, Duvar saati modelleri o esnada rüyalarında neler gördüğüdür mühim olan. 60 bin ton ağırlığındaki çelik kitleyi su üzerinde tutan 130 bin metreküp havanın, aynı yarıklardan suyun basıncıyla fışkırırken çıkardığı tiz sesin, o esnada filikalarında, lüks şallarına sarılmış ingilizlerin kulaklarından kaç yıl gitmediğidir merak edilmesi gereken. white starline gemi şirketinin, çarpmadan sonra, dakikada 7 ton su alan bir gemiden kurtulamamış yolcularının akrabalarının, yıllar süren mahkemelerindeki duyarsızlığıdır aslolan. ya da felaketten öncesine gidersek, 25 deniz mili hızla gidebilen bir geminin yanında, o'nla beraber gidebilen yunusların varoluşunu algılayabilmektir ki bu bile geminin ihtişamını anlatmakta yeterlidir, kaldı ki o dönemin en hızlı gemisidir aynı zamanda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder